Paris Review - The Art of Fiction No. 39, Jorge Luis Borges - http://www.theparisreview.org/intervi...
May 25, 2012
from
rehavet,
husdemir,
noah rattlif,
allame,
golyandro,
Abid Balik,
f(z),
Feride Nizamettin,
ufuk,
selimeb,
Kiraz Akın,
and
vikramthevampire
liked this
"When I was a young man I was always hunting for new metaphors. Then I found out that really good metaphors are always the same. I mean you compare time to a road, death to sleeping, life to dreaming, and those are the great metaphors in literature because they correspond to something essential. If you invent metaphors, they are apt to be surprising during the fraction of a second, but they strike no deep emotion whatever. If you think of life as a dream, that is a thought, a thought that is real, or at least that most men are bound to have, no? “What oft was thought, but ne'er so well expressed.” I think that's better than the idea of shocking people, than finding connections between things that have never been connected before, because there is no real connection, so the whole thing is a kind of juggling."
- mkz
Bu röportajda birlikte yazdığı bi arkadaşından bahsediyodu, merak ettiydim yazdıklarını ("when our writing is successful, then what comes out is something quite different from Bioy Casares's stuff and my stuff, even the jokes are different. So we have created between us a kind of third person; we have somehow begotten a third person that is quite unlike us. . . . a fantastic author with his likes, his dislikes, and a personal style that is meant to be ridiculous; but still, it is a style of his own, quite different from the kind of style I write when I try to create a ridiculous character. I think that's the only way of collaborating.") O Casares'in yazdıklarından derleme (galiba) kitap çıkmış (okumam herhalde de dursun gene): Adolfo Bioy Casares - BORGES, FICTION AND ART - http://press.uchicago.edu/ucp...
- mkz
casares'in meşhur romanı, türkçe çevirisi de güzel: http://en.wikipedia.org/wiki...
- ufuk
İlgince benziyor, libgen'de epub'ını buldum - http://libgen.info/view...
- mkz
röportajı okumadım ama alıntılanan kısma itirazım var... insanların düşüncelerinin ya da gerçeğin değişmediğini varsayıyor herhalde ve metaforun sadece bir benzetme olduğunu, dolayısıyla en çok benzetenin en iyi metafor olacağını. metaforun değeri iki şey arasındaki benzerliği "yansıtmasında", bir şey hakkında düşündüğümüzü başka bir şey aracılığıyla daha iyi ifade etmemizi sağlamasında, düşüncelerimizi desteklemesinde yatmaz sadece, bir metafor yeni bir algılama şekli de yaratabilir. yeni bir perspektif, yeni bir yöntem, yeni bir "hakikat" de yaratabilir. bu da süper bir şey. zaten düşündüğüm şeyi bulup "ah nasıl da güzel anlatmış :)" diyeceğim bir şeyden ziyade, daha önce hiç düşünmediğim, ve kendi düşüncelerimden çıkamayacak kadar farklı, bir çok düşüncemi değiştirebilecek ya da yeni başka düşünceler uyandırabilecek bir metafor daha değerli benim için, ille yarıştıracaksam. saydığı metaforlar sanki üretilip belli inançlarla uyuştuğundan tutmamış da, değişmez hakikatlerle ya da değişmez inançlarla ilişkideymiş, ondan sevilmiş gibi anlatmış, ona şaşırtıcı ve farklı gelen bir metaforu yıllar sonra "şu eskiler ne de güzel yansıtıyorlar bilindik gerçek benzerlikleri" diye okuyacak birileri olmayacakmış gibi...
- Rapri Sokapri
Rapri döndüm baktım tekrar röportaja, ne diyor metafor muhabbetlerinin etrafında diye. Metafor meselesinden de genel olarak "edebiyatta söylenen şeyler aslında hep aynı, önemli olan bunların söylenme şekilleri" diyor bir yerde. Üç buçuk roman okumuş halimle pek bişey demeyeyim edebiyat tarihi hakkında, ama metafor meselesinde "denedim yeni ilginç metaforlar bulmayı, sonra baktım hepsi yapay/zorlama oluyor, anladım ki derin/anlamlı/değerli olanlar zaten bulunmuş" diyor gibi gelmişti, "en iyi metafor en çok/en iyi benzetendir" diye varsayıyor gibi gelmemişti. (Ne bileyim, dediği yaşam-rüya mesela, "sadece benzetme"nin ötesinde yeni bi hakikat/yöntem de yaratabilecek bi metafor gibi.) Bir de istisna vermiş, Old Norse ve Kelt şiirinde savaş için "insan ağı" (a web of men) diyorlarmış, o hem "yeni" hem de garip ve güzeldi diyor. Yani işte başka kültürlerden başka/değişik şeyler çıkabileceğini de kabul ediyor anlaşılan, "yeni metafor prensipte mümkün değil"den çok ömrümü adadım arkeolog gibi topladım metaforları, bilindiklerden başka güzel değerli bişey bulamadım, ben de boşuna kasmamaya karar verdim diye okumaya meylediyorum dediğini. Ama o pes etmiş diye biz de etmek zorunda değiliz tabi.
- mkz
borges'in metafor ile kastettiği, bizim edebiyatta devamlı karşılaştığımız ve metafor dediğimiz olgudan biraz farklı galiba. borges metafor ile, hayat - ölüm örneğinden anlaşıldığı gibi, dilin kapsayamadığı kavramları tahayyül etmeye imkan sağlayan, primordial bağlantılardan bahsediyor. bu çeşit metaforlar, arketip niteliği taşıyorlar bu nedenle yenileri icat edilemiyor, "üretim" eyleminin tümüyle dışındalar. o yüzden hayat - rüya, ölüm - uyku denklemlerinden öteye geçilemiyor.
- ufuk
tabi borges'in kendi edebiyatında da, semiyotikçinin metafor diyeceği bağıntılar var ama bunlara borges belki metafor demeyecektir. borges hikayelerinden birkaç örnek düşündüm ama emin olamıyorum, sakınıyor demek ki gerçekten.
- ufuk
mkz, senin parantez içinde söylediğin gibi o metaforlar da bir hakikat, belli bir perspektifin hakikatini yaratmış, ya da bir söylemin perspekfini yansıtmış zamanında işte, ben de onu diyorum, ama alıntıda zaten gerçekten ilişkili olanlar bulunmuş, bizimkiler artık zorlama oluyor diyor. yeni metaforlarla yeni algılama biçimleri, yeni hakikatler yaratıldığından ve yaratılabildiğinden bihaber şekilde... ardından söylediği şey ise şuna geliyor: (çoğunluk tarafından?) sık sık düşünülen bir şeyi en uygun şekilde ifade etmek, yeni bir düşünce yaratmaktan daha iyidir... borges'in iki dediği de birbiriyle alakalı ve ikisi de büyük ölçüde muhafazakarca edilmiş laflar.
- Rapri Sokapri
ufuk, borges iyi bulduğu ve herkes tarafından da benimsendiğini düşündüğü metaforların tarihselliğini es geçip özsel bir şeye işaret ettiğini sanıyor, ve üstüne bir hata daha yapıp tam da özsel bir bağlantıya işaret ettikleri için iyi olduklarını ve o yüzden yaygın şekilde kullanıldıklarına hükmediyor. senin dediğin şey de buna paralel sanki. yenileri üretilemiyor demişsin. zamanı yola değil de paraya benzetmek mesela. tüm algıyı, tüm perspektifi, ve yol benzetmesi üstünden kurulan hakikati öyle değiştiren bir hamle ki. ya da yaşamı rüyaya değil savaşa benzetmek, ya da sınava benzetmek, bunun için de aynı şey geçerli. zaten her metaforla kavramın dışına çıkarsın, bir kavrama başka bir kavramdan bir şeyler yüklersin, konumunu değiştirirsin ya da desteklersin. yaşam, ölüm ve zaman üstüne söyleyeceklerin de üretim alanın dışında değil. verdiğim örneklerden de anlayabileceğin gibi, üretiliyor da.
- Rapri Sokapri
vallahi ben sizin örnekleri hiç beğenmedim, belki de beğenilmesin diye verdiniz bilmiyorum. borges'e sorsanız işte tarihselliği olan bunlar derdi, örneğin hayatı sınava benzetmek antik yunan'da yaşayan birisine gülünç, anlamsız gelirdi. edebiyattan sevdiğiniz bir örnek verin onun üzerine düşünelim isterseniz.
- ufuk
bence amaçsız, faydasız metafor tartışmasının en meşhur örneği şu, ilgilenirseniz: http://answers.yahoo.com/questio...
- ufuk
ufuk, elbette sen beğen diye vermedim, "borges'in söylediği başka metafor ve o tür metaforlar icat edilemez asla" filan dediğinden verdim. verdiğim örnekler de birçok kişide yer etmiş, "hakikatı yansıtan" metaforlar. örnektekilerin tarihselliği ya da öznelliği senin için nasıl netse, borgesinkiler de bir başkası için öyle. burada "shakespeare hayatı güle benzetir, ne hoştur" diye konuşmanın bir anlamı olacağını da sanmıyorum, metafor güzellik yarışmasında gül'ün mü yol'un mu kazanacağını tartışmıyoruz ki. yoksa borges'in metaforları da ben beğenmedim, sandığı gibi derin duygular uyandırmanın kıyısından dahi geçmiyor. konuşmak için beğenebileceğim bir metaforla gelmeni beklemiyorum yine de.
- Rapri Sokapri
