mkz
OUPblog » Blog Archive » Frank Close reflects on the new boson find - http://blog.oup.com/2012...
"Now that the boson has been found (yes, I know we physicists have to use science-speak to be cautious, but it’s real), I can stop hedging and answer the question that many have been asking me for months: how do six people who had an idea share a Nobel Prize that is limited to three?" - mkz
V.I. Arnold'dan bir alıntı: "Prof. M. Berry once formulated the following two principles: The Arnold Principle. If a notion bears a personal name, then this name is not the name of the discoverer. / The Berry Principle. The Arnold Principle is applicable to itself." - mkz
Goldstone MIT'de Goldstone bozonunu anlatırken "my boson" yazıyormuş tahtaya. - mkz
Hoyle'unkini bilmiyordum. Feynman'ın da "... and this is called THE DIAGRAM" şeklinde bir hikayesi vardı (alkışlıyor sınıf o öyle dedikten sonra galiba). Ya m., o fiidlen ilgili bi sürpriz hayalim var ama olacak mı bilmiyorum. :) - mkz
(Madem sürpriz, ne bahsediyorsun böyle manasız enigmatik şekil? Tutamadım kendimi.) - mkz
Dur söyleyim sana özelden :) - mkz
Ehüh beceriksiz sürprizciliğin batlaması. Dur bulayım fiydi ... diyordum ki... - mkz
Hehe eller iyiymiş. Üniversitede bi hocanın "Atom çekirdeği bu masa kadar olsa, ilk elektron İzmit'te olurdu" dediği geldi aklıma. Nasıl aklında kalıyor insanın böyle şeyler, sonra onu kullanarak soru çözmüştüm hatta (çekirdeğin boyunu oradan hesapladıydım). - mkz
Ahaha - mkz
Güvenilir bi hocaydı boş sallamazdı pek :) Doğru da çıktıydı (İzmir değil de İzmit, masa bir metre, İzmit de buradan 100km olsun dedim, atom boyu 10^-10 metre gibi, çekirdek de 10^-15'tir o zaman deyince tuttu). Ya o ansiklopedicilik ne güzel bi olaydı, büyüklerin sohbetlerine manasız çıkışlar yaparak katılma fırsatı veriyordu. Şişman birinden mi ne bahsediyorlardı bi kere de "dünyadaki en şişman insan dört yüz bilmemkaç kiloymuş!" diye atılmıştım gülmüşlerdi. Senin yıldız şeyi gibin ben de parçacık adlarını ezberlemiştim, hala oradan kalma hatırlıyorum, sonradan da öğrenmediğim şeyler işin komiği. - mkz
Yalnız o kenarlara çiziktirdiklerinin fotosunu felan çekeymişin bari vermeden :) - mkz
İyi pedagojik taktik ama böyle şeyleri günlük hayata (sahte benzetmeler kurmadan) bağlamak. Bi başka hoca da yanlış hatırlamıyorsam asteroidlerin birbirlerine göre hızları için "as fast as bullets" demişti, o da kalmış aklımda. Satürn'ün halkalarındaki parçaların birbirlerine göre hızları da tersine cm/saniye gibiymişmiş, o yüzden çok farklı oluyormuş davranışları. - mkz
Haklısın, analojinin/benzetmenin sınırları iyi çizilmeyince anlamaya/algılamaya yardımcı olmaktan çok kafa karıştırıyor böyle şeyler (stadyum - iğne olayını bilmiyorum ama genel göreliliğin yerçekimi - uzay eğriliği şeylerini anlatmak için "çarşafın üstüne bi ağırlık koyunca çarşaf esner, başka bi ağırlığın da o esnemiş çarşafta gideceği yol yamuk olur, aslında çarşaf esnemesi gibi bişey varken ortada, iki kütle birbirini çekmiş gibi gelir bize" gibi bir şeyler derler bazen. E ama ilk ağırlık çarşafı niye esnetti? Çünkü yerçekimi onu aşağı çekti. E ama zaten yerçekimini açıklamaya çalışıyorduk, çarşaf esnemesi dışında bi yerçekimi daha var o zaman? Vs. vs. Oran-orantı mevzusu değil tabi ama yardımcı olacak benzetme yapacam derken daha da karıştırmak meselesine örnek diye şeyettim.) Anlattığım olay üniversitedeyken olduydu, yani atomun iç yapısının, dinamiğinin vb. masa gibi olmadığını, hocanın verdiği örneğin sadece ölçekle ilgili olduğunu biliyorduk. "Çekirdek atomun 10^5'te biridir" deyince he deyip geçmeye meylediyor insan, ama İzmit falan deyince atomda aslında ne kadar muazzam miktarda boşluk olduğunu biraz olsun anlıyorsun, doğru orantının en azından ölçek meselesinde bir faydası oluyor. Ama atomun iç yapısını, davranışını vb. anlatmak için günlük hayattan güzel analoji ne yazık ki pek yok gibi görünüyor. - mkz
Ucu degil ikisi aldi, bol da tartisma dondu de sunu daha once gormemistim: https://twitter.com/preskil... (Makalenin PDF'i de var ortada.) - mkz