mkz
Why I am no longer a skeptic - http://plover.net/~bonds...
"Look past the crocodile tears on any online debunking forum, and you'll quickly find that the majority of visitors are not drawn there by concern for the victims of irrationality, but by contempt. They're there to laugh at idiots. I'm not going to plead innocence here: I've often joined in with the laughter, at least vicariously; laughing at idiots can be fun. But in the context of skeptic sites, the laughter takes on a bullying and unhealthy tone. It's never pleasant to watch a group of university graduates ganging up to sneer at people denied their advantages in life, especially when for some of them it's a full-time hobby. It's an unfair fight between unequal resources, and far too few skeptics care about this inequality or want to do anything about it." - mkz
"If anything, I'm convinced that most of them would prefer to keep the resources unequal. The average skeptic has little time for spreading the word of reason to the educationally or intellectually lacking. His superior reason is what separates him from the chumps around him, and he has no interest in closing the gap. For him, the appeal of the skeptic clique is its exclusivity. It's a refuge from the stupid masses, and a marker of his own special privileges. It's Mensa rebranded." - mkz
Uzun, bitiremedim daha. - mkz
Cok guzel eleştiri. - Gökhan Yu
"Because we perceive the world through metaphors, all observations, theories, experiments, statements and facts have a context, including a political context. Our science is necessarily and unavoidably contaminated by our political system; political ideologies propagate through science, and science on its own is incapable of purging them. This is widely understood by people who study scientists, but less often by scientists themselves, and never by skeptics." - avatar8
ben bu elemanı bir okuyayım. :) - D.
Beni kabul edebilecek bir kulübe üye olmazdim zaten. O denli elitim. - f(z)
skeptic derken 'skeptic' demeye calismis. ortalik birbirine girmis - hacıkenks
''What has changed is that I have come to reject skepticism as an identity.'' he sounds quite skeptical about skepticism, as a narrative, as an identity, as a plot device. - otisaga
hangi paragraf anlatım akışını bozmaktadır sorusunun yanıtı olan paragraf: ''However, it's a narrative that corresponds poorly with reality. In the modern world, science, technology and reason are central and vital, and this is widely recognised, including at the highest level. On any major political decision, the technocrat speaks louder than the bishop, or anyone else, for that matter. Sure, Bush and Blair were noted god-botherers, but if you seriously think that, say, Gulf War 2 was their decision alone, or that that "God wills it" would have convinced anyone they had to convince, then you're subscribing to a cartoon view of history. Such decisions are always calculated, reasoned, and backed by dozens of accommodating scientific experts.'' - otisaga
mevzu şuraya geldi: skepticler white, rich, male olduklarından skepticler yanlıştır. yine kimlik olarak skeptic'ten bahsetmiyoruz ki, kendisine konum itibarı ile kendisine skeptic demesi uygun düşen bir sınıf ve tabakadan bahsediyoruz. skeptic kelimesini white male rich'ler de kullanıyor diye tüm hukukumuzu satıp onlara mı hediye etmemiz gerekiyor? nerds won dercesine, ''goddamit! they won this word, too! let's move on to another identity to embrace, and if white male rich people catch up to it then we shall reject that and shall move on to the next one, and the next one after that'' mi diyeceğiz? - otisaga
okumaya devam ediyorum, anı anına yayın - otisaga
''to arm the masses rather than shoot them down.'' <--- rasyonelitenin kendi içkin doğası sebebiyle hizmet ettiği amaç *elbette* buymuş. hoşgeldin metafizik - otisaga
''you'll quickly find that the majority of visitors are not drawn there by concern for the victims of irrationality, but by contempt.'' concern for the VICTIMS of irrationality diyebilecek kadar irrasyonelliğe KURBAN verildiğini düşünen birinin contempt sahibi olmaması mı gerekiyor? adam alenen viktim diyorsa, bu işin faili, kusurlusu, kabahatlisi var da diyor olamaz mı? o suçlu ve kabahatliye bilenemez mi? onun şahsında bir yaklaşıma, o yaklaşımı taşıyan şahıslara kızamaz mı? mesele burada kızmaması lazım olsa, hadi neyse, victim'e concern göstersin ama victim'li suç'a contempt ile yaklaşmasın diyorsan, skeptic'in bile hayal edemeyeceği boyutta bir self-contempt'e yükseliyorsun derim. - otisaga
şu dakikaya kadar 'aptallarla alay etmek ayıp, sana yapsalar hoşuna gider mi?' tarzı bir çizgide ilerliyor. alay etmenin, iletişim kurduğun kişiye saldırmanın 'ayıp' değil, başka tür bir salaklık olduğuna hiç değinmemiş. değindiyse yıldızımız barışacak, değinmediyse eleştirdiği white rich male eşkalinin dışına çıkamayacak. - otisaga
''that helps keep uncomfortable demographics away.'' bilginin dağılımının engellenmesini adeta bir marketing sorunu yaptı bu kısımda. ''DEMOMUZ tavrınızı görüp kaçıyorlar, sizin yüzünüzden AYDINLANAMIYORLAR'' diye pazar payı hedegi üzerinden personele azar kaydı sanki - otisaga
''If I'm going to die anyway, I'll take aromatherapy over chemotherapy every time.'' pozitivizm eleştireceğim derken iyice şuurunu yitirmeye başladı. aromaterapiyi 'zaten öleceksin bari son günlerin güzel koksun' diye pazarlıyorlarmış gibi bir hava oluşturmuş bu kısımda. 1. zaten öleceksini nereden biliyorsun? 2. biliyorsan niye umut'la işin olsun? sırf palyatif gideceksen yazıl eroine morfine zaten, ağrını dindirmek için sancılar içinde mum mu koklayacaksın? - otisaga
skeptic günlerinden kalma bir anlışkanlıkla mı bilmiyorum ama bazı tanıdık argümanların dışında acayip kontraryan argümanları da var. 'insanları kandırıyor, umut tacirliği yapıyorlar' diyene bile zaten o kadar tacir yok ya, ki adam ZATEN ölecek satsın işte ne var umutta?' esnaflığına dönmüş. ölme ihtimali olanı zaten ölecek yapmış, iyileşme ihtimali olanın fırsat maliyetini de olacak o kadar'a yallah etmiş gibi görünüyor. - otisaga
'' Edward is obviously slime, but I'm convinced that many of his customers are quite aware of that. '' ''bakma sen, halk aslında her şeyin farkında'' attırmış burada bir tane. dilenciler senden benden çok para kazanıyor'a doğru. - otisaga
''And the same is true of almost all bunk, from cryptozoology to Christianity: it's an alternative reality for the disenfranchised, a wonderland where the losers are promised triumph, and The Man holds no sway'' christianity'i cryptozoology ile aynı kefeye mi koydu bana mı öyle geldi? 1 küsur milyar insanın hayatı ve siyasetini etkileyen şey'in disenfranchised'a tatlı gelen bir masal olmasının sırf siyasi etkisi bile cryptozoologlarınki ile denk ve özdeş mi? - otisaga
'pozitifi bitirdiler hala pozitif diyorsunuz' dediği kısımda iphone htc tartışması ruhundan izler gördüm. sanki bant'ı durdu, yedek parçası kalmadı diye 'pozitivizm'e yatırım yapmayın!' sinyali yolluyor yazar. iyi bir pozitivizm eleştirisi ile izah edebileceği bir konuyu, ''onların da zaten modası geçti, demo'ya ayıp oluyor, rasyonelliğin de bir yeri zamanı var'' üzerinden ele almış. hayalkırıklığına uğradım. dediği şeylerin hepsi doğru ama adam uğraşmış ve didinmiş hepsini abidik gubidik gerekçelere dayandırarak savunmuş. sinirim bozuldu. - otisaga
otis bıraktığım yerde duruyor yazı, tekrar dönemedim okumaya, ama şu ikinci yorumda alıntıladığım mesele (ve akrabaları) bu bağlamdan da genel olarak altı çizilmesi gereken bir şey gibi geliyor. Politik vb. konularda da mesela, "haklı pozisyondan vurma şehveti" gibi bir şey var. İçteki derdin, tartıştığın meselenin hallolmasından/çözülmesinden çok o meseledeki "doğru" duruşundan aldığın güçle karşındakini ezmek haline gelebiliyor. Karşındakini davana kazanmak da o gücü elinden alacak olduğu için belki içten içe tercih edilmeyen bir şey oluyor, geri adım atmaya fırsat verecek yollara girmekten kaçınıyorsun belki. "Bu da [ezmek de] çözüm için bir taktiktir" denebilir, kimi zaman doğrudur da herhalde bu, ama çoğunlukla sonradan yapıştırma (post hoc) ve eğreti bir açıklama gibi geliyor ("yaptım ama sor niye yaptım"). Aslında alışkanlıktan, "yaşanmışlıklardan" (kapışmışlıklardan) vb. kaynaklanana, hüsnü talil. - mkz