YARDIM: 12 yaşındaki kedimiz Gizmo'yu kaybettik. Bu durumun en zorlu kısımlarından birisi onunla yakın olan 3.5 yaşındaki yeğenime anlatma kısmı. Mevzunun neden öldü, ölüm nedir kısımlarında mutabık olduk. Ancak "peki şimdi nerede, kimle yaşayacak" sorularına cevap bulamıyoruz. Cennet demeye hepimiz karşıyız. Ancak ne diyeceğimizi bilemedik. #yay
Uyku, hastalık, yaşlılık vb. ileride ölümle ilişkilendirip sıkıntı yaratabilecek analojilerden kaçınıyoruz. - mehmet
Ruh, sonsuz vs. gibi soyutlamalar fazla karmaşık geleceğinden onlara girmek istemiyoruz. - mehmet
"Başka bir yere gitti, gelmeyecek" kısmı çocuklarda öfke ve suçluluk duygusunu tetikleyebiliyormuş. Ancak "hiçbir yerde değil" daha yorucu olabilir. Bilemedik. Var mıdır bu konuda deneyimi olan birileri. - mehmet
Çocuklara ölüm nasıl anlatılır konulu çalışmalar vardır? - miocaro
Son bir saattir okuyorum, cennet de cennet diyor hepsi. Ancak alternatif sunmayan yine ciddiye alınacak çalışmalar da, cennet gibi başka bir yer fikrinin, "ben onu çok seviyodum, niye şimdi oraya gitti" gibi suçluluk ve öfke duyguları tetiklediğini söylüyor. Ki cennet dersek biliyorum ki ardından "cennet nerede, nasıl bir yer, e o kadar güzel bir yerse biz de gidelim." bombardımanı gelecek. - mehmet
Toprak kısmı 3-4 yaş grubu için zormuş ve toprak korkusu yarattığından sakıncalıymış. Yerini göstermeyince de yine o yaştaki çocuk için fazla soyut kalıyor. Ölümün netliği, kesinliğini anlatmak konusunda bir sorun yok. "Her şey tamam, ölüm çok normal bir şey, ama şimdi nerede" sorusu çok zor. Toprağın altı değil, hayalet değil (ruh), yokolmadı, cennet gibi başka bir yaşam alanında da değil. Nerede bu kedi. Schrödinger'in kedisini anlatsam daha kolay olacak gibi hissediyorum. Bu işler ailede hep bana kalır zaten. - mehmet
Bir çocuk kitabı vardı bu konuda. Adını hatırlamıyorum, Yıldıray görürse hatırlayıp yazabilir. (Dedem öldüğünde yeğenimin doktoru (O ara beş yaşındaydı) herşeyi tüm yalınlığıyla anlatın, mezarına götürün vb. demişti. - Ozan Tortop
Günışığı - Çıtır Çıtır Felsefe - Ölüm ve Yaşam var, aynı serinin başka bir yaklaşımı olan Tudem'in felsefe kitapları var, onda da vardı Ölüm ve Yaşam kitabı. Ama bir şey daha vardı sanki. Hani bu kitaplar doğrudan okunmaz tabi 3.5 yaş için. Ama en azından yaklaşım konusunda size fikir verebilir. - Ozan Tortop
5 yaşında ölüm bilinci oluşuyormuş. 5 yaş önerilerinde mezarına gidin var. 3-4 yaş önerilerinde ise tutarsızlık var, çoğu cennet diyor, bir kısmı da cennet "bıraktı, başkalarıyla yaşamaya gitti" anlamına gelir suçluluk ve öfke yaratır diyor. Kafam çok karıştı. - mehmet
Toprağın sakıncalarını biraz daha okuyayım. Aklıma en çok yatan o. Öte yandan vücudundan çıkan hiç bir şeyin ayıp, kötü ya da iğrenç olmadığı, her şeyin sağlıklı bir düzenin parçası olduğu fikri için kakasını bile kakayla konuşarak el sallayıp törenle yolluyorduk tuvalete, o açıdan doğal süreçleri rahat algılıyor, duygu dünyası çok olgun. Kaka nereye gidiyor acaba onun aklında onu almaya çalışayım bakalım ağzından, belki bi fikir verir. (Toprak fikrine gittikçe yaklaşıyorum sanırım) - mehmet
O kısmını anlatmakta hiç sıkıntı yaşamadık. "Peki şimdi nerede" sorusunu bilemedik. - mehmet
BULDUM! Toprak olacak çünkü bütün canlılar topraktan çıkar, Gizmo artık hiç canı yanmasın diye toprağa gitti ki, ağaca dönüşsün, çiçeğe dönüşsün, başka kediler de olsun. Bir iki sene kadar eğer boşluk olursa, "bu ağacın yaprakları Gizmonun tüylerine benziyor, belki de odur" hikayeleriyle beş yaşını bekleyeceğiz. Bu hikayeyi ileride ölüm gerçeğine dönüştürmek, cennet saçmalığından daha kolay olacak. Herkese çok teşekkür ederim. - mehmet
Orası öyle sormadan anlatılmayacak. Şu anda "onu severken artık dokunmayacağız, ama istediğimiz kadar çok sevebiliriz hala" safhasındayız ki ilk sorusu "Ama evde yine dokunuyomuş gibi yapabiliriz di mi?" oldu ve cevabı neşeyle karşıladı. Düşündüğümden kolay ilerliyor. "Nerede" sorusunun cevabında da mutabık olduk. Bu arada bu deneyimle birlikte herkesle paylaşayım. Ölümü asla 'uyku', 'yaşlılık', 'hastalık' vb. şeylerle ilişkilendirmeyin, ileride bu süreçler ölümle kurulan ilişkisi sebebiyle travmalara ya da en azından yaklaşım sıkıntılarına neden olabiliyormuş, "çok hastalanan ölür, yaşlanmak=ölüm" ile "bozulan şey atılır, yenisi alınır" yakın odaklı, sıkıntı ve kronik mutsuzluk getiren algılar. - mehmet
Yorumlarıyla herkesi neşelendirdi. Bir kez daha "Bir çocuktan daha akıllıymış (ya da bilge) gibi davranmaya çalışmak yapılabilecek en büyük salaklık". - mehmet
sorunun tam cevabı değil ama belki işine yarayacak bilgiler vardır http://www.aile.org/index... - Alev
Mevzuyu anlatmak konusundaki sıkıntıyı şimdilik atlattık, bundan sonraki süreçte senin gönderdiğin yazıda söylediği gibi duygularını dışa vurmasını sağlayacak oyunlar, etkinlikler üzerinde durmak (resim yapmak vb.). Teşekkürler yazı için. - mehmet
ıhlamur ağacı ile ilişkilendirebilirsin. bildiğim kadarıyla tüyümsü bir görüntüsü var ve 2 senedir bir çiçekleniyor. ıhlamurun çiçeklenmesini beklerken yaşı da gelir. - Gwen
mehmet, bu işi başından savmayışın çok saygın bir hareket bence. eğer bu olayı sonuçları ile beraber kaleme alırsan bence benzer ikilemler yaşayan insanlar için de zihin gıdası olur. yayılması için ne gerekiyorsa yapılır filan. - meren
bir çiçeğin de canlı olduğunu ve onu da sevip ilgi gösterecek durumdaysa çocuk , bir çiçeğin ölümü , kuruması ve toprağa karışarak başka bir forma dönüşmesi güzel bir izah olabilir belki , aslında çoğu kişi sırf formsal alışkanlıklarından ötürü sevdiğini sandığı canlı ya da cansız varlıkların yokluğuna üzülür, sahiplenme olgusu var bir de tabi .. eğer bu çocuk hiç üzülmesin gibi bir derdiniz varsa, en başta sahiplik olgusnu yerleştirmeye çalışmayın , yerleşecekse de bırakın kendiliğinden olsun , üzülecekse de üzülsün , dünya üzerinde o yaşta üzülen ya da kızan tek çocuk olmayacak , oluruna bırakın..yetişkinlerin bile anlamakta ve kabullenmekte zorlandığı ölüm olgusunu anlatmakta zorlanmanız gayet normal ,ancak olayı yumuşatma eğilimi bizzati aslında çocukla değil kendi iç dünyanızla ilgili bir alt metin..ölümü iyi ya da kötü diye etiketlemeden ve kendi yorumunuzu katmadan bizzat yüzleşmesini sağlayabilirsiniz. ama büyük ihtimalle ölen kediyi ondan sakladınız ve bence siteril bir ölüm tanımıyla vicdanınızı rahatlatmak olmasın niyetiniz. çocuğa karşı dürüst yaklaşmanız en doğru yaklaşım bence.. - ♫♪ museboi ♪♫
ahah yeğenini çok sevdim :D yorumları yeni okuyorum .. ** Orası öyle sormadan anlatılmayacak. Şu anda "onu severken artık dokunmayacağız, ama istediğimiz kadar çok sevebiliriz hala" safhasındayız ki ilk sorusu "Ama evde yine dokunuyomuş gibi yapabiliriz di mi?" *** - ♫♪ museboi ♪♫