Sertaç Üstün

bilimsel illustrator. amatör karikatürist. potansiyel nörofizyolog. ara vermiş blog yazarı.
"bu cetvel ne arıyor odada?" diye sordular, "cetvel değil o, sertaç'ın kılıcı." dedi. tanınmak güzel...
"patience jack, patience."
batman'in yeni çekilen filminin son film olduğunu öğrenene kadar ben de mayalarla dalga geçiyordum.
hiç kimse mükemmel değildir ama bazılarının oldukça yaklaştığı da inkar edilemez.
"-Ne görüyorsun? -Her şeyi... Bu benim lanetim." Sherlock Holmes: A Game of Shadows
"incredibly handsome, criminal genius and master of all villainy!"
buz gibi dehşet.
"bazen eve gidiyorum ve hâlâ orada olmanı bekliyorum. kapıyı açıyorum, her yer derli toplu. o an gittiğin tekrar dank ediyor."
"Her altıkırkbeş okuru bilir ki her zaman cevap sayısından bir fazladır soru sayısı." KTN- Kaan Çaydamlı
internet hizmeti sağlamasanız da aynı kalitede bi bağlantımız olurdu sayın ttnet.
"niye lan?"
kendi isteğimle gidip kendime meyve aldım, isteyerek de yiyeceğim sanırım. şimdiye kadar ilk kez oluyor, bi şekilde tarihe geçmeli.
1 saniyeden kısa süren bir yüz ifadesi, dexter'ın değerini birkaç kat artırdı. bu kadar iyi yapılabilir.
"ne sende ışık var, ne de bende."
"kitapta 'truncus lumbalis dexter'ı görünce aklım 6. sezona gitti, çalışamadım hocam." desem.
"merak etme, dünyayı ele geçirdiğimde, kalabalık bir grubun oksijene erişim hakkı bulunmayacak." dedim.
tüm insanlığa uygulanacak bir dizi test olacak, torpil yok. :) - Sertaç Üstün
"ben diyorum abi, laboratuvar gremlinleri diye bişey var. biz gittikten sonra ortaya çıkıp her şeyin yerini değiştiriyorlar." dedi.
"livaneli bi halta yaramadı." diye özetledi bu akşamı.
matlab'da sonsuz while döngüsü kodu yazıp, 'çalıştır'a basıp kaçtım. uğraşsın dursun.
aynen öyle.. :) - Sertaç Üstün
sonra sıkıntı çıkmasın diye kanal tedavisini 3 günlük işkenceye çeviren sayın dişçi, sonra sıkıntı çıktı. o sıkıntıyla boğuşuyorum şu an.
"odayı temizliyorum, şarj aleti ıslak zeminin diğer tarafında kaldı, kapanırsan da canın sağolsun." dedim uyarı veren laptopa. bakalım.
"burada kek unu diyor, başka bişey o." dedi. "normal unu kek yapmak için kullanırsan kek unu olur, kavram karmaşasına girme." dedim
grip zombi istilası gibi, giderek daha çok kişiye yayılarak yaklaşıyor. yakın çevre çoktan dönüştü bile. bakalım ne kadar direnebileceğiz.
güne pokemon jenerik müziğiyle başladım. eskiden de güzel geliyordu, sözlerini anlamaya başladıktan sonra da güzel geliyor.
"Ne kadar garip bir söylem değil mi? Gerçekten kendin oynamadığın halde 'kazandık' demen. Yani biz star wars'u izlerken 'imparatorluğu yendik!' demiyoruz." TBBT
bu yöntemi yıllar önce geliştirdim: "uyuyamıyorsan, uyuma."
"uykun vardır, uyu" yöntemi var bende de - föntöstök!
sık kullanıldığında epey dinlendirici bi yöntem oluyordur :) - Sertaç Üstün
"dünyaya çok benzeyen gezegen keşfedilmiş, yaşanılabilir ortam varmış." dedim, "oraya gidelim hacı, kadro vardır orada." dedi.
düzenli aralıklarla geceleri uyuyamadığım dönemlere giriyordum, bu kez yoğunluğa denk geldi. ("everything is a copy of a copy of a copy")
internet 2 haftadır dakikada ortalama 3 kez kesiliyor. 'en çok paraya en kötü hizmeti verme' konusunda kendini aşıyorsun #ttnet
floppy diskleri bardak altlığı olarak kullanıyoruz. hem bardak altlığı problemi çözüldü, hem de farklı bi hava oldu.
"çok sinirli bir insanım, o yüzden kolay kolay sinirlenmem." dedim.